Çalışma masası, ameliyathane masası, ofis masası...

Hayatımın büyük bir kısmı masa başında geçti, geçiyor. Masaların yeri yaşamımda bambaşka... Küçükken oturduğumuz apartmanda hemen her dairede üç çocuk, toplam otuza yakın çocuk, kardeş yakınlığında büyüdük ve benim unutulmaz ilk masa anılarımın başlangıç günleri Yurtseven Apartmanı...O günlerden, canım arkadaşlarım ile keyifli derslerin, kardeş yakınlığının izi kaldı mesela...Azın çok, paylaşmanın bereketini, herkesin kardeş bağıyla birbirine sarıldığı, sokağa, arkadaşlığa doyduğum günlerin izi kaldı. Çalışmayı, okumayı pek sevdim. Ders bitse yine kalkmaz, okur, yazar masalarda vakit geçirirdim. Tıp fakültesi girince hayatıma, yatağım bile masa oldu, bitmeyen ders çalışmaları, uzun okumalar....Tıpta uzmanlık sınavıyla Milli Kütüphane, süreli yayınlar, rahat koltuklarında okuduğum kitaplar, salonlarında saatler süren çalışmalar, oranın yaydığı huzur, emeğin, öğrenmenin, bir işi iyi yapmak için çabalamanın izleri kaldı bu masalarda... Sınavı kazanmamla yeni masam, ameliyathane masası olup, bir başka döneme geçiş yaptım. Geceli, gündüzlü, her türlü olayın masaya yansıdığı, benimde değişip, dönüştüğüm bambaşka bir dünyaya girdim. Bu masadan Adli Tıp Kurumu’nun masasına geçince ameliyathane masasında gördüklerim tamamlandı, küçük resimleri bir araya getirip büyük resmin peşine düştüğüm, bütünü bulmaya çalıştığım yıllarım geçti. Dost sohbetleri, kahve fincanlarında anılar, azimle bitirdiğim dağ gibi dosyalardan, kahvaltı masalarının da ayrı bir yeri kaldı. Hizmet sektöründen, eğitim sektörüne geçince hoca masasına, bir başka sorumluluğa geçtim. Bu masada başka diyarlar açtı bana...Yeniden, ancak deneyimle yaptığım okumalarda kendimle buluştum. Hayat yoğurunca insanı, başka türlü çalışır, okur oldum masamda... Masaları izi çok bende, ancak fotoğraftaki masa kadar, hiç bir masa beni bu kadar heyecanlandırmadı. Çocuk mutluluğu var üzerimde, altı, üstü, küçücük bir masa...Kendi küçük ama ben bu masaya kitaplarımı, çalışmalarımı değil, gün ışığını, rüzgarı, yasemini, yıldızlı geceleri, kahvemi, çayımı, anılarımı, hayallerimi koyuyorum. Bu masayı kendi evrenime açıldığım masa gibi hissediyorum. Bakar mısınız, bir masa nerelere götürdü beni, içimi ısıtan, dostlukla, sevgiyle buluşturan günlere, uykusuz gecelere, canımın yandığı günlere, her duyguyu yaşadığım, değişip, dönüştüğüm, kendimi bulmaya çalıştığım zamanlara... O yüzden, masanızdan dost sohbetleri, yaşamın ışıltısı, alın teri, emeğin huzuru, bereketi hiç eksilmesin...

Dip Not

Her Hakkı Saklıdır ©

İşbu Web sitesi ve tüm sayfaları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabidir ve içeriğine ilişkin her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi-belge,marka ve her türlü fikri ve sınai haklar ile tüm telif hakları ve diğer fikri ve sınai mülkiyet hakları BENDENSENDENBİZDE'e aittir. İşbu web sitesinin yapısı ve içeriği, sitede kullanılan her türlü görsel malzeme Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır.

Sitede yer alan bilgilerin çoğaltılması, başka bir lisana çevrilmesi, saklanması veya işleme tutulması da dahil, BENDENSENDENBİZDE 'in önceden yazılı iznine tabidir. Bu sebeple işbu sitede yer alan bilgiler BENDENSENDENBİZDE'in yazılı izni olmadan hiçbir şekilde, çoğaltılamaz, yayınlanamaz, kopyalanamaz, sunulamaz ve aktarılamaz. Sitenin bütünü veya bir kısmı diğer bir Web sitesinde izinsiz olarak kullanılamaz.

BU KATOGORİDEKİ Diğer Gönderimler

Taştaki Türk'ler

Taştaki Türk'ler

Toprağın Tuzu

Toprağın Tuzu

Hayat Ağacı

Hayat Ağacı