Bak Şu Noktanın İşine!

Son günlerde, resim yaparken, kendimce hatalarımı düzeltmek için başladığım noktalama yöntemi meğer kadim bir felsefeyi barındırıyormuş. Evimde duran ve Avustralya’dan el yapımı hediye gelen noktalarla boyanmış kutu ile benzerliğini görünce, Aborjin Sanatı ve mandala felsefesi ile buluşturdu yaptığım resimler beni... Noktalar geometrik desenlere dönüştü, renkler, simetri, derken bendeki rahatlama duygusu, resmin başından kalkmama istediği, kendimi mandala felsefesi ve Aborjin’leri okurken buldum. Biliyorum tesadüf değil, başka düğümleri çözme zamanındayım şimdi... Aborjinler; neredeyse günümüze kadar ulaşan ve modern insanın anlamadığı, anlamlandıramadığı önceleri ilkel ve tanınınca nasıl bir derinlik ve zenginlik taşıdığını gördüğümüz yaşamlardan...

Bu özel insanlar dünyanın geçici, gerçek olmadığına asıl yaşamın uykuda, düş zamanında gerçekleştiğine inananlardan....Bizim gerçekliğimiz onların sanal ortamı...Doğayla bütünleşmiş ve sahip olma duyguları yok... Kıyafetleri bile üzerlerine çizdikleri boyalar...Bu muhteşem insanlar bizim teknoloji ile başardıklarımızı, doğanın gizemini, evreni bizlerden daha iyi okudukları için koca çölde nereyi kazalarsa su bulunacağını, uçsuz bıçaksız çölde yolları bulabilmeyi biliyorlar. Telapati iletişim yöntemleri, dili ise, şarkı ve dinsel törenler için kullanıyorlar. Aborjinler bu gerçeklikten, düş zamanına geçişlerinde özel bir çalgı kullanıyorlar, \'didgeridoo\' denen üflemeli bir çalgı...

Bu sesle düş zamanına geçiş, bir başka zihin boyutu yaşanıyor. Aklıma Maya’lar geliyor. Onlarda yaşadığımız dünya için mitote denen bir sis perdesi ile kaplı demiyorlar mıydı? Şamanik uygulamalarda davulun ritmi ile beyin dalgaları daha uyumlu hale gelip öteki dünyayı deneyimlemek mümkün olmuyor mu? İslamiyette de “İnsanlar uykudadır. Öldükleri zaman uyanırlar" denmesi, yaşadığımız gerçekliği sorgula demiyor mu bizlere? Bir noktayla başladığım yolun beni alıp götürmesinin nedeni, bu etkinin tüm insanlar için geçerli olması asılnda... Mandala feslsefesinde de; merkezden, kendinden başladığın yolculuk seni evrenle buluşturuyor ve evrenle başladığın yol yine sana yol oluyor, sıkıntılarına, bloke olmuş enerjilerine şifa oluyor. Sonra Carl Jung’a gidiyorum, analitik psikolojinin kurucusu bir büyük bilge... Kırmızı Kitap elimde, çizdiği mandalalara bakıyorum ve şifalandırıcı gücünü, neden psikoterapi de kullanıldığını daha iyi anlıyorum. Osmanlı’nın tılsımlı gömleklerinin, tezhip sanatının, çini sanatının da bir çeşit mandala olduğunu görüyorum.

Şu noktanın yaptığı işe bakar mısınız ? Noktalarla çıktığım yolculuk beni hem kendime, hem de kutsal geometri, fraktal, altın oran derken yaşamın başlangıcına yapılan ilk resimlerde hemen her şeyin nokta ve daireden başlamasına, insanoğlunun kendini resimle ilk ifade etme sanatına götürürken bir başka dünyaları önüme serdi, heyecandan soluksuz kaldığım, okumalara doyamadığım, öğrenme açlığında kapılarda dolanıp duruyorum yine ben...

Maya’lar yaşadığımız dünya için mitote denen bir sis perdesi ile kaplı demiyorlar mıydı? Şamanik uygulamalarda davulun ritmi ile beyin dalgaları daha uyumlu hale gelip öteki dünyayı deneyimlemek mümkün olmuyor mu? İslamiyette de “İnsanlar uykudadır. Öldükleri zaman uyanırlar" denmesi, yaşadığımız gerçekliği sorgula demiyor mu bizlere? Bir noktayla başladığım yolun beni alıp götürmesinin nedeni, bu etkinin tüm insanlar için geçerli olması asılnda... Mandala feslsefesinde de; merkezden, kendinden başladığın yolculuk seni evrenle buluşturuyor ve evrenle başladığın yol yine sana yol oluyor, sıkıntılarına, bloke olmuş enerjilerine şifa oluyor. Sonra Carl Jung’a gidiyorum, analitik psikolojinin kurucusu bir büyük bilge... Kırmızı Kitap elimde, çizdiği mandalalara bakıyorum ve şifalandırıcı gücünü, neden psikoterapi de kullanıldığını daha iyi anlıyorum. Osmanlı’nın tılsımlı gömleklerinin, tezhip sanatının, çini sanatının da bir çeşit mandala olduğunu görüyorum.

Dip Not

Her Hakkı Saklıdır ©

İşbu Web sitesi ve tüm sayfaları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabidir ve içeriğine ilişkin her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi-belge,marka ve her türlü fikri ve sınai haklar ile tüm telif hakları ve diğer fikri ve sınai mülkiyet hakları BENDENSENDENBİZDE'e aittir. İşbu web sitesinin yapısı ve içeriği, sitede kullanılan her türlü görsel malzeme Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır.

Sitede yer alan bilgilerin çoğaltılması, başka bir lisana çevrilmesi, saklanması veya işleme tutulması da dahil, BENDENSENDENBİZDE 'in önceden yazılı iznine tabidir. Bu sebeple işbu sitede yer alan bilgiler BENDENSENDENBİZDE'in yazılı izni olmadan hiçbir şekilde, çoğaltılamaz, yayınlanamaz, kopyalanamaz, sunulamaz ve aktarılamaz. Sitenin bütünü veya bir kısmı diğer bir Web sitesinde izinsiz olarak kullanılamaz.

BU KATOGORİDEKİ Diğer Gönderimler

Taştaki Türk'ler

Taştaki Türk'ler

Toprağın Tuzu

Toprağın Tuzu

Hayat Ağacı

Hayat Ağacı